1387 yılının Tir ayında, özgürlüğe kavuşmuş savaş esirlerinin mesajı kurumunun kültür ve araştırma müessesesi başkanlığınca ortak çalışma daveti aldığımda, nasıl hüzünlü ve sonsuz bir dünyaya adım attığımdan haberim yoktu. Gün geçtikçe, benim için bir kapı açılıyordu...
Bir yıl sonra, 1388 yılı yazının ilk günlerinden birinde, bir öğlen vakti, çok değerli savaş esiri Mehdi Tahaniyan ile müessesenin ofisinde ses kaydı yapmaya başlamıştık. Onun yıllar önce Irakta bulunan bir İranlı esir ...