Çağımız, ekonomik faaliyetlerin çok yoğun olduğu ve ekonomiden kopuk bir yaşamın mümkün olmadığı bir çağdır. Müslümanlar, 19. asra kadar fakirlik, yoksulluk, işsizlik ve tembellik problemlerini; zekât, infak, diyet, kefaret, adalet, yardımlaşma, dayanışma ve eşitlik gibi dinî ve millî değerler üzerinden kurdukları sistemlerle çözmüşlerdi. Fakat zamanla İslâm toplumunun bu vasıflarını kaybettiğini ve günümüzde ekonomik açıdan belirgin bir gerileme durumuna düştüğü görülmekte. Bu kitapta; Kur’ân-ı ...